Merve Kutlu - SOAS - LLM


Yurtdışında yüksek lisansımı yapmak en büyük hayallerimden biriydi, özellikle İngiltere’de master yapmayı çok istiyordum. Neden İngiltere olduğu konusuna gelirsem, öncelikle benim çalışma alanımda dünya da sayılı çok iyi akademisyenlerin olması ve saygın okulların bulunmasıdır. Aynı zamanda, İngiltere’de birçok uluslararası öğrenci bulunması ve çok kültürlü bir ortamda eğitim alma isteği bu kararımı etkileyen faktörlerdendir.


Türkiye’de ki okulların karşılayamadığı fakat İngiltere’deki okullardan aldığım en önemli birikim çok kültürlü ve çok uluslu bir ortamda eğitim almaktır. Aynı zamanda İngiltere’deki okulumda kritik düşünme ve sorgulama temelli bir sistemde eğitim almak benim için çok önemli bir birikim olmuştur. 


SOAS, gelişmekte olan ülkeler özellikle Afrika, Asya ve Ortadoğu, üzerine çalışan özgün bir okul. Ben de yüksek lisansımda gelişmekte olan ülkeler üzerine çalışmak istediğim için SOAS’ı tercih ettim. LLM’i tercih etme nedenim, hukuk fakültesi mezunuyum ve yüksek lisansımın da hukuk üzerine olmasını istedim. Beklentimin fazlasıyla karşılandığını söyleyebilirim. Gitmeden önce bazı endişelerim herkes gibi vardı; mesela yeni bir sisteme nasıl alışacağım, uyum sağlama konusunda sıkıntı yaşar mıyım. Ancak şu an SOAS günlerime baktığımda verdiğim en doğru kararlardan biri olduğunu görüyorum.


Kaldığım yurt okula 20 dakika uzaklıkta Kings Cross istasyonuna yakın şehir merkezindeydi. Derslerim genellikle sabah olduğu için ders saatinden yarım saat önce yola çıkıyordum, 20 dakika içinde okula varmış oluyordum. Dersten önce muhakkak arkadaşlarla bir sabah kahvesi içerdik. Dersten sonrada genelde derste tartıştığımız makaleler üzerine çalışma grubumuzla buluşurduk. Ben genel olarak kütüphanede çalıştığım için sonraki dersime kadar kütüphanede ders çalışırdım. Vaktimiz oldukça akşamları arkadaşlarla dışarı çıkardık özellikle müzikallere, sinemayı tercih ederdik. Ödev teslimimiz yakınsa da kütüphanede çalışma aralarında buluşur en azından beraberce bir kahve molası verirdik. Hafta sonları arkadaşlarla Londra’yı ya da yakın şehirleri keşfe çıkardık, yapılacak o kadar çok şey görülecek o kadar yer var ki… Londra öğrenciler için gerçekten çok güzel bir şehir, birçok olanak var; müzikaller, sergiler vb. Londra’da öncelikle ulaşım ağı mükemmel aynı zamanda okullar öğrenci kulüpleri, sosyal aktivite programlarıyla şehri daha iyi tanımanızı sağlamak için çok çaba sarf ediyorlar. Kesinlikle sıkılacak zamanınızın olmayacağı bir şehir.


SOAS’a gitmeyi düşünen arkadaşlara kesinlikle gidin diyebileceğim bir okul; renkli, çok kültürlü ilgi alanınıza göre katılabileceğiniz birçok öğrenci kulübü var. Çok iyi yerleşmiş bir eğitim sistemi ve çok değerli hocalar var ve Student Union yani tüm öğrenciler yönetimde söz sahibi. Okul insan hakları, demokrasi konularında bilinçli. Aynı zamanda yapılan konferanslar çok ilgi çekici konularda ve tüm bölümlerden öğrencilere açık. 


Konaklama benim en çok korktuğum konulardan biriydi ancak SOAS öğrenci yurdunda kaldığım zaman zarfında endişelerimin yersiz olduğunu gördüm. Herkese tavsiyem kesinlikle öğrenci yurtlarını tercih etmeleridir; hem daha ekonomik hem de birçok farklı disiplinden sizin gibi yükseköğrenim gören kişilerle tanışma fırsatınız oluyor. Tabi ki ilk başta 5-6 kişi ile aynı mutfağı paylaşmak sıkıntı yaratabiliyor ancak bu sorunlar ilk birkaç hafta içinde çözülüyor. Ben hala yurtta aynı koridoru paylaştığım birçok arkadaşımla görüşüyorum. 


Kesinlikle yurtdışında öğrenim görmemin çok büyük faydaları oldu. SOAS’tan mezun olmam sadece akademik anlamda değil aynı zamanda bana çok farklı bir dünya görüşü verdi. Birçok ülkeden gelen hukukçu arkadaşlarım oldu onlardan birçok şey öğrendim. Aynı zamanda SOAS, LLM’de değişik alanlarda dersler alabilmemize izin veren bir okul; asıl çalışma alanım uluslararası iş hukuku olmakla birlikte; gelişmekte olan ülkelerde insan hakları; doğal kaynaklar ve hukuk gibi birçok ders aldım. Bununla birlikte, tez konum ‘Türkiye örneği ile Gelişmekte olan ülkelerde çocuk işçiliğin ortadan kaldırılmasında Uluslararası Çalışma Örgütünün Rolü’ idi. Tezimi başarı ile tamamladıktan sonra Uluslararası Çalışma Örgütü, Cenevre merkezinde 6 aylık staja kabul edildim. Staja kabul edilmemdeki en önemli unsur, SOAS yüksek lisansım ve tez konumdur. Staj bitimimde akademik kariyerin bana daha uygun olduğuna karar verdim ve doktoraya başvurdum. Şu an Anadolu Üniversitesi Özel Hukuk bölümünde doktora yapmaktayım. 


Öncelikle iki sistemin çok farklı olduğunu belirtmeliyim. Ben Marmara Hukuk mezunuyum ve biz sınav sistemi ile değerlendirilirdik. İngiltere’ye ilk gittiğimde eğitimin daha fazla sorgulama ve makale yazma üzerine olduğuna gördüm. Yılsonu sınavlarımız tabi ki vardı ancak sınavdaki sorular bizim alışkın olduğumuz sorulardan ziyade kendi görüşümüzü de ortaya koymamızı isteyen nitelikteydi. Türkiye’de yüksek lisans eğitimi almanın avantajları öncelikle alışkın olduğumuz bir sistem olması ve tabi ki kendi dilimizde eğitim almanın daha kolay oluşudur. İngiltere’de eğitim almanın avantajları öncelikle yeni, size sorgulamayı kendi düşüncenizi ortaya koymayı teşvik eden bir sistem olması; birçok ülkeden arkadaşlarınızın olması ve yepyeni bir kültürlerle tanışma fırsatı sunmasıdır. Aynı zamanda daha öncede belirttiğim gibi sadece kendi alanınızda değil, diğer alanlardan da ders alma fırsatınızın oluşu size yepyeni alanlarda kendinizi geliştirme imkânı tanıyacaktır. İngiltere de yükseköğrenimin en büyük dezavantajı okul ücretleridir ve yaşam pahalılığıdır. 


Son olarak hep inandığım gibi ‘Great things never came from comfort zones’, fırsatınız varsa yurtdışında yükseköğreniminizi tamamlayın bu sadece akademik olarak sizi bir adım ileri götüreceği için değil aynı zamanda kişisel gelişmenizde de büyük rol oynayacaktır.


Üniversite son sınıfta aklımda hep İngiltere ye gitme yüksek lisansımı orada tamamlama düşüncem vardı. Ancak nasıl başvururum, kabul nasıl alınır, İngilizce sınavı, şayet kabul alırsam nasıl vize alırım bu konularda hiçbir bilgim yoktu. Daha öne okulumuzdan mezun ve İngiltere de yüksek lisansını tamamlamış bir arkadaşım bana EDCON’u önerdi. Aradığımda gayet ilgilendiler ve hemen randevu verdiler. İlk olarak Seral Hanım’la böyle tanıştım, iyi ki de tanışmışım dediğim tanıdığım en iyi insanlar birisidir. Hemen gerekli hazırlamam gereken belgeleri konuştuk ve bana okullar hakkında bilgiler verdiler. Belgeleri hazırlamamdan SOAS’a gittiğim güne kadar bıkmadan tüm sorularıma cevap verdiler. Aynı zamanda o dönemde IELTS’ sınavından gerekli puanı da almaya çalışıyordum, bu konuda da birçok kez bilgilerine başvurdum. Sadece kabul alma sürecinde değil; Tier-4 vizesine başvurmamda, vizeyi aldıktan sonra İngiltere’ye gitmeden önce hazırlamam gereken belgelere daha birçok konuda beni hep bilgilendirdiler. Son olarak, vizemi almış artık İngiltere’ye gitmeye hazır olduğum son ziyaretimde kocaman gülümsemeleri beni uğurlamaları hiç unutamayacağım anlardan biridir. Okula başladın artık tamam demediler, İngiltere de iken de yazışmaya devam ettik ve hala da görüşüyoruz.